Satranç ve Suç!!!

Satranç ustalarını genellikle aklı başında, ağırbaşlı ve ciddi insanlar olarak biliriz.

Nasıl öyle bilmeyelim ki!

Bu kişilerin medyada yer alan fotoğrafları hep tahta başında ciddi ciddi, derin derin düşünürken çekilmiştir.

Bir ağırbaşlılık, bir vakar ki sormayın.

Ancak bugün Chess Maniac isimli sitede (isme dikkat ediniz lütfen) herhangi bir şekilde kıyısından köşesinden de olsa suça bulaşmış, en azından bir suçla itham edilmiş satranç ustalarının hikayelerini okudum.

Sıkıcı varyantların arasından uzaklaşıp keyifli anlar yaşadığımı ifade etmeliyim.

Bazı olaylar yürek burkan cinsten olsa da büyük çoğunluğu insanın yüzünde bir tebessüm bıraktırıyor.

Düşünsenize yıllarca oyunlarını incelediğiniz, dehasına hayran kaldığınız, oyunları hakkında analiz kitapları yazılan bazı büyük ustaların işledikleri ya da itham edildikleri suçları okudukça “vay be” demekten dilinizde tüy bitiyor.

1940’lara kadar büyük ustaların maruz kaldıkları en önemli problem ajan zannedilmeleri olmuş.

Örneğin ilk dünya şampiyonu Steinitz…

O sırada Londra’da olan Steinitz başka bir ülkedeki bir büyük ustayla telgraf yoluyla satranç maçı yapıyor. En geç iki günde bir telgraf alıyor ya da yolluyor. Mesajlarda yer alan hamleler gizli şifre zannedilip ajan olduğu gerekçesiyle tutuklanıyor.

Ajan olmakla suçlanan sadece Steinitz de değil. Zaman içinde Alkehine, Tartakower gibi isimler de aynı sıkıntıdan muzdarip olmuşlar.

Telgrafla oynan satranç maçlarını gizli şifre zannetme konusunda İngiliz hükümetlerinin eline hiç kimse su dökemez herhalde… Sonra sırasıyla Sovyetler, Almanlar ve Fransızlar geliyor.

Bazı büyük ustalar da siyasi aktiviteleri ile başlarını derde sokmuşlar:

Kasparov’u bilmeyen yoktur herhalde. “Batılı demokrasi” yanlısı  bir aktvist olan Kasparov’un Rusya’da en az iki kere hapse girdiğini biliyorum.

Ama tam tersi batı dünyası için de geçerli. Londralı bir büyük usta komünizm yanlısı olduğu için İngiltere’de hapse atılıyor.

Ajan sanılma, siyasi aktivizm gibi genel durumların yanında adam yaralama, cinayet, kaçakçılık gibi bireysel suçlar işleyen satranç oyuncuları da olmuş. Ya da bazıları suça maruz kalmışlar. Onları burada yazmanın bir alemi yok.

Merak eden için yazının linki burada.

Ancak çok ilginç bir olayı aktarmadan geçemeyeceğim.

Sicilya açılışının en önemli bir varyantlarından biri olan “accelerated dragon”, yani hızlandırılmış dragon varyantı hapse düşen bir satranç oyuncusunun can sıkıntısını giderme çabası olarak ortaya çıkmış. Çok ilginç, hapishanede icat edilen bir varyant…

Son olarak Amerika’da yaşayan iki amatör satranç oyuncusu maç esnasında kavga ediyor ve kaybeden kazananı evinin penceresinden aşağı atıyor.

Bu kadar hırslı olmak hiç iyi değil, oyun sonuçta… 😊 (Bazılarınızın “hadi oradan” dediğini duyar gibiyim…)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here