Pal Sokağı Çocukları

Bir çocuk kitabı da nereden çıktı demeyin lütfen. Bu kitap çoğumuz için o kadar çok şey ifade ediyor ki! Aynı mahallede yaşayan bir grup çocuğun maceralarından çok daha fazlası aslında bu kitap.

Her mahallede en az iki üç boş arsanın olduğu bir dönemde çocukluğumu yaşadım ben. Gün boyu en fazla iki üç arabanın geçtiği sokaklarda meşe oynadım, maç yaptım. Tek katlı, bahçeli evlerin arasında başımızı fazla kaldırmaya gerek kalmadan gökyüzünü görebiliyorduk.

Gazoz kapağı oynamanın, meşe oynamanın belli dönemleri vardı. Büyük kutularda ipekböceği besler, sakızlardan biriktirdiğimiz He-man ya da farklı kahramanlara ait kağıtlarla pastıra oynardık.

Tüftüf mevsimi geldiğinde pantolonumuzun önüne sıkıştırdığımız ince uzun kağıtlarla birer savaşçı edasıyla sokaklarda dolaşırdık. Yarım kalmış inşaatlarda komandoculuk oynardık.

İşte bu dönemlerde Pal Sokağı Çocukları’nı okumuştum. Romanda geçen olaylara, anlatılan maceralara ne kadar da özenmiştim.

Halbuki romanda anlatılan maceralardan çok daha güzellerini yaşadığımın farkında bile değilmişim. Çocukluk işte…

Uzun yıllar sonra çocukluğumun geçtiği mahalleye gittiğimde her tarafı kaplamış olan o devasa apartmanların karaltısı içimi daraltmıştı. Bahçesindeki ağaçtan dut yediğimiz metruk evin yerine gelen gri beton bina bana pis pis sırıtıyordu sanki.

İlk düşündüğüm şey “sokak ne kadar dar ve karanlıkmış” oldu. Ama ben bu sokağı hep geniş ve aydınlık hatırlıyordum…

Anılarımın daha da fazla kararmaması için bir daha geri dönmemek üzere o sokaktan ayrıldım.

Pal Sokağı Çocukları, çocukluğuna dair her şeyi yerle bir edilmiş kişilerin o güzel anılarını taze tutmak için yazılmış sanki. En azından ben öyle düşünüyorum ve bu sebeple bu kitabı her iki üç senede bir tekrar tekrar okurum. Sanki çocukluğumdan kalan tek somut şey bu kitapmış gibi…

Bu kitap sizi çocukluğunuzun harika anılarına götürecek. Yaşınız çok gençse de şimdi abi ya da amca dediğiniz kişilerin nasıl bir çocukluk yaşadıklarını öğreneceksiniz.

Mahallede meşe oynamak ya da maç yapmak için kaçımız son dersin bitmesini iple çekmedik ki! Mayıs güneşi pırıl pırıl parlarken kaçımıza dersin son on dakikası asırlar gibi gelmedi ki!

Ve sonrasında özgürlük, ailen seni eve zorla sokana kadar oyun, macera…

Bu kitabı her ebeveyn okumalı, çocuklarına da okutmalı…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here