Namazı Anlayarak Kılmak

0
28

İnsanların yaptıkları ibadetleri, bu ibadetlerin içeriğini eleştirmek hiç kimsenin haddine düşmez. Bu konular kul ile Allah arasındadır ve son derece özeldir. İnsanların namazlarına bilip bilmeden dil uzatmakla asıl kendimize zulüm etmiş oluruz.

Anadilimiz Arapça olmadığı için Kur’an’ı bir Arap gibi anlayabilmemiz maalesef mümkün değil. O’ndaki inceliği ve belagat mucizesini bir Arap’tan daha iyi kim anlayabilir ki! Ancak anlamak için çabalamak zorundayız.

Çoğumuz belli bir yaşa gelene kadar genelde namazda okunan sureleri bir şekilde ezberliyoruz. Gerçi şahit olduğum kadarıyla bu durum iyice azalmış durumda çünkü süphaneke duasını bile sure sanan kişiler ile karşılaştım. Kimilerimiz ise küçük yaşta Kur’an’ı ezberleyerek hafız oluyor ve namazlarında çok daha fazla sure okuyabiliyorlar.

Allah herkesin namazını kabul etsin diyerek asıl konuya gelelim.

Namazların “okuduğunu anlayarak” kılınması gerektiğine dair fikirleri duymayan kalmamıştır. Yeri gelirse anadilde de namaz kılınabileceği alimler tarafından ifade ediliyor. Çeşitli mecralarda farklı kişilerin gündeme getirdiği bu konu aslında o kadar önemli ki!

Çok doğru ve yararlı bir konunun yanlış bir üslupla tepki çekmesi durumuyla karşı karşıyayız.

Namazı ne için kıldığını bilmeyen bir insanın bu namazı nasıl kıldığının bir önemi yoktur. Bu namazı kılarken ne söylediğinin de bir anlamı yoktur. Anlamını bilse de bilmese de.

Dikkat edin, namazda ne okuduğunu anlamayandan bahsetmiyorum, namazı hangi amaçla kıldığını bilmeyen kişilerden bahsediyorum. Zira ikisi çok farklı şeyler.

Ezberlediği ama anlamını bilmediği bir iki sureyi namazında okuyan, rekat aralarında okunan duaların anlamını bilmeyen sıradan Anadolu kadınını ele alalım. Eğer samimi olarak Allah’a yönelip namazlarını kılıyorlarsa ama okuduklarını anlamıyorsa kim ne diyebilir ki! Yüz binlerce insan Türkiye’de namazını bu şekilde kılıyor. Kul ile Allah arasında olan bu münasebeti “böyle namaz olmaz, anlayarak kılmazsan olmaz” diye eleştiremeyiz, basitçe kesip atarak cephe alamayız.

Ya bu şekilde eleştirilen bir kişi aklından Allah’ı geçiriyorsa, gösteriş için namaz kılmıyorsa, okuduğu ayetleri anlamasa da Allah korkusu ile kalbi titriyorsa… Bu namazı bilip bilmeden eleştiren, diline sakız yapanlar bunun hesabını ahirette nasıl verecekler.

Rabbi için vakit ayırıp Allah’a yönelen ama namazda ne okuduğunu anlamadan sureleri ve duaları yıllarca tekrar eden kardeşlerime bir teklifim var:

Haydi namazlarımızı olduğundan daha keyifli hale getirelim. Ne kaybederiz ki! Allah’ın kelamını namazda tefekkür ederek okusak bu Allah’ın daha hoşuna gitmez mi?

Örneğin başlangıç olarak Fatiha suresinin anlamını biraz çalışıp aklımızın bir köşesinde tutsak ne güzel olur. Fatiha suresini her okuduğumuzda bu derin okyanusun muhteşem manzaraları karşısında yeniden hayretler içinde kalsak. Secdeye kapanmamıza az bir süre kalmışken farkına vardığımız güzelliklerden dolayı secde etmek için sabırsızlansak…

Hem Fatiha’yı okurken “Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım isteriz” ayetinin anlamını gönlümüze kazısak. Böyle yapanlar hiç kula kul olur mu!

Namazlarımızı iyi niyetli bir meditasyon havasından kurtarıp gerçek bir hatırlatıcı ve uyarıcı hüviyetine sokmanın zamanı gelmedi mi?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here