Kelime Ezberlemek İçin Bir Yöntem Önerisi

0
32

Arada sırada internet üzerinde forumları gezer ve ilgimi çeken bazı konular hakkında yazılanları takip etmeye çalışırım. Oldum olası ilgimi çeken konulardan biri de yabancı dil öğrenimidir.

 

Herkesin bildiği gibi insanlar kendi ana dillerini bile bildikleri kelime sayısı kadar konuşabilirler. Bu neredeyse matematiksel kesinlikte bir gerçekliktir.

 Forumlarda bu konuyla ilgili çok yararlı bilgilerin yanında saçma sapan fikirler de sunuluyor. Saçma fikirlere kimsenin önem verip de vakit kaybına gireceğini sanmıyorum. Ama bu saçma fikirlerden biri oldukça tehlikeli. Kim bilir kaç kişi bu yanlış fikre saplanıp çok değerli zamanını bir hiç uğruna tüketmiştir.

 Bu fikir kelime öğrenmek için ezber yapmama fikridir. Yani akışına bırakacağız ve kelimeleri zaman içinde kendi kendine öğreneceğiz. Ne kadar yanlış, ne kadar yanıltıcı bir düşünce.

 Bir forum üyesi yazmış: “Ben kelime öğrenmek için hiç ezber yapmadım. Öğrendiğim kelimelerin hiç biri için ekstra bir çaba göstermedim.”

 Sen onu benim külahıma anlat. Bu tip şeyleri o kadar çok kişi yazıyor ki şaşırıp kalıyorum.

 Kelime ezberlemeden kitap, gazete okuyacak, alt yazısız film seyredecek hale gelmiş olanları güzide dehalar olarak kabul ediyor ve hayranlıkla tebrik ediyorum.

 Şimdi bizim gibi normal olan ve zamanı da pek fazla olmayan insanlara gelelim. Bizler ne yapacağız peki!

 Kelime ezberleyeceğiz, kaçış yok. Sıkılsak da patlasak da fenalıklar da geçirsek kelime ezberleyeceğiz. Ama bu ezberler tesadüfi olmayacak. Belli bir sistem ve kaynak gözeterek yapılacak ezber çalışmaları. Tek çıkış yolu bu.

 İnternet üzerinden bulunan kelime listelerine pek güvenmemek gerekiyor. Neredeyse on bin kelimeye varan bu listeler hem yetersiz hem de yanlış bilgiler barındırabiliyor.

 Kelime ezberlerken bu kelimenin cümle içinde nasıl kullanıldığını gösteren örnek cümleler de olmalı. Kelimenin sıfat mı isim mi fiil mi olduğu belirtilmeli.

 Bu iş standart sözlüklerle de olmaz. On binlerce kelimenin içinden hangileri nispeten daha önemli nasıl ayıklayacağız! Külliyen zaman kaybı.

 Bize güvenlir kaynaklar ve uygun bir metot lazım. İşte bir iki kaynak:

 İlk kaynak Fono yayınlarının “İngilizce’de ilk üç bin kelime” kitabı.

 Bu kitabın yeni başlayanlar için eşsiz bir kaynak olduğunu söyleyebilirim. İlk bin kelime kırmızı, ikinci bin kelime mavi ve üçüncü bin kelime yeşil olarak yazılmış. En önemlisi her kelime örnek bir cümle içinde kullanılmış.

 Bu kitap başlangıç seviyesinde kelime eksiğini gidermek isteyenler için olmazsa olmaz bir kitap. Şiddetle tavsiye ederim.

 İkinci kaynak ise orta seviye ve biraz ilerisi için eşsiz bir hazine. Cesur Öztürk’ün “Essential Academic Vocabulary” kitabı. Kitap iki ana bölümden oluşuyor. Basic ve advanced. Her bölüm kendi içinde dört parçaya ayrılmış. Fiiller, isimler, sıfatlar ve zarflar.

 Yani çalıştığınız kelimenin isim mi fiil mi yoksa sıfat mı olduğunu bilerek çalışıyorsunuz.

 Kitabın ikinci özelliği her kelimenin karşısında eş anlamlıları da var. Bazı kelimlerin tek bazı kelimelerin ise dört beş tane eş anlamlı karşılığı var. Hepsi verilmiş, harika bir yaklaşım.

 Kitabı çalışırken doğru bir iş yaptığınızı bilerek daha bir güvenle çalışıyorsunuz.

 Daha bitmedi.

 Kitapta pharasal verb kısmı, kelime testleri ve o kelimeleri içeren okuma parçaları da var.

 İlk olarak bilindiği varsayılan 3000 kelime hariç 3750 kelime, eş anlamlılarla beraber 10.000 kelime. Yani kitapta door, window, cat, picture” yok. Bu tarz kelimeleri bildiğimiz varsayılıyor. Bu tarz kelimeleri bahsettiğim ilk kitapta bulabiliriz zaten.

 Tam bir hazine. Kaçırmamak lazım.

 Bu kitaplara paralel olarak piyasada bulabileceğimiz okuma metinlerine dayalı çeviri metot kitaplarını da işin içine kattık mı ihtiyacımız olan tüm materyallere sahip olmuşuz demektir.

 Bir süre sonra yabancı dizilerde veya haber kanallarında geçen konuları çok daha rahat anlamamız kaçınılmaz.

 Haydi hepimize kolay gelsin…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here