Kehf Suresini Eleştirenlere Cevap

0
13

Kehf suresi Kur’an’ın en ilginç konularının birbirinin peşi sıra ve yoğun bir şekilde işlendiği bir sure. Musa ve ilim sahibi kişinin seyahati, Zülkarneyn, Ashab-ı kehf gibi algımızı farklı boyutlara götüren konular içeriyor bu sure. Ben bu sureyi okumaktan büyük keyif aldığımı belirteyim. Örneğin Zülkarneyn’in gitmiş olabileceği yerleri düşünmek, muhatap olduğu kabileleri hayal etmek çok keyifli. Ya da Ashab-ı Kehf’in mağaradaki hallerini hayal etmek, aslında ne kadar uyuduklarını anladıkları anki durumlarını düşünmek çok hoşuma gidiyor.

Sure o kadar ilginç ki şu ana kadar okumayanların mutlaka ellerine Kur’an’ı alıp okumalarını tavsiye ederim. Daha önce okumamış olanlar için sadece eleştiri alan kısmın kısa bir özetini verelim:

Musa peygamber yanındaki ilim verilmiş kişi ile bir seyahate çıkar. İlim verilmiş kişiye hiçbir hareketini sorgulamayacağına dair söz verir. Bu seyahatte bir takım olaylar cereyan ettikten sonra ilim verilmiş kişi bir çocuğu sebepsiz yere öldürür. Musa peygamber önceki olayda olduğu gibi buna da karşı çıkar. Bunun üzerine ilim verilmiş kişi çocuğun büyüyünce şaki olacağını, anne ve babasını da yoldan çıkaracağını, bunu Allah’ın kendisine bildirdiğini ve çocuğu bu yüzden öldürdüğünü ifade eder. Allah’ın anne ve babaya daha hayırlı bir çocuk vereceğini de ekler.

Eleştiriler de bu noktada başlar. Şimdi bu kıssayı kim neden eleştiriyor ona bir bakalım:

“Tarihselci” olarak tabir edilen kesimden belki haberiniz vardır. Bu kesim Kur’an’ı indiği döneme ve arap bölgesine özgü kabul eder. Bunlara göre Kur’an yine Allah’ın kitabıdır, onda şüphe yoktur ancak Allah bu kitabı araplara onların anlayacağı şekilde indirmiştir. Dolayısıyla kutupta yaşayanlar için Kur’an’da geçen deve ya da koyun gibi hayvanlar fok ya da ayı balığı olarak değiştirilmelidir derler. Tabii değişiklikler sadece hayvan isimleriyle sınırlı değildir. Yine derler ki Arabistan çöl olduğu için Kur’an’da cennet tanımları hep bahçe ve ırmak şeklindedir, bu şekilde araplarda eksik olan, hasretini çektikleri şeyler cennet olarak sunulmuştur, bu farklı toplumlar için farklı algılanabilir.

Tarihselci kesim Kehf suresinde öldürülen çocuk için “masum bir çocuğun öldürülmesi kabul edilemez” şeklinde bir eleştiri getirmiştir. “Her ne olursa olsun yaşam bir haktır, herkesin yaşam şansı olmalıdır, günahsız ve küçük bir çocuğun yaşam hakkı elinden alınamaz” şeklinde oldukça sağlam görünen bir eleştiridir bu.

Açıkçası bu eleştiriye verilen doğru dürüst bir cevaba da rastlamadım. Verilen cevaplardan ikisi şöyle sıralanabilir:

“Canı veren de alan da Allah’tır. Günümüzde de birçok çocuk ölmektedir ya da öldürülmektedir. Allah’ın takdirine karşı gelinmez, sorgulanmaz. Çünkü kıssadaki çocuk Allah’ın emri ve izni ile öldürülmektedir.”

“Kur’an’da anlatılan kıssaların bazıları gerçek olmak zorunda değildir, sadece örnek olarak verilmiş mizansenlerdir.”

Eğer kıssaya sadece dünya hayatı açısından bakılırsa yanlış yönlere sapılır.

Mahşer günü cehennemlik olanların çocukken ölmüş olmayı ne kadar çok isteyeceklerini tahmin edebilir misiniz?

Yaşayıp büyüseydi cehennemlik olacak olan o çocuğun mahşer günü Allah’a ne kadar şükredeceğini tahmin edebilir misiniz?

Bu kıssa Allah bazı şeyleri bilmez, zamana ve kişinin tercihlerine göre bazı şeyler değişir ve Allah bunu bilemez diyenlere de yine Kur’an’ın verdiği bir cevaptır. Allah her şeyi bilir ve her şeye karar verir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here