İslamiyet ve Körü Körüne İtaat, Mücadile Suresi

26

Günümüzde bazı Müslümanlar maalesef başka insanlara kayıtsız şartsız itaat etmeyi dinin bir gereği gibi algılıyorlar. Hatta bu şekilde cenneti garantilediklerini düşünüp rahat rahat her türlü pisliği yapanlar da var…

İtaat ettikleri kişiler tarikat şeyhleri olabileceği gibi dini kimliği ile öne çıkan siyasi parti liderleri de olabiliyor. Bu itaat bazen öyle bir noktaya varıyor ki en ufak bir eleştiri karşısında hemen saldırganlaşıp işi kavga noktasına hatta daha da ilerisine götürebiliyorlar.

Peki bu kişiliksiz zavallılar kayıtsız şartsız itaat fikrine nasıl ulaşmış olabilirler? Bu fikri neye dayanarak temellendiriyorlar?

Çok açık, adım adım gidelim ve şöyle bir mantık yürütelim:

Bir hükümdarın en çok istediği, işine yarayan şey sorgulanamaz olmasıdır.

Kutsal olan şeyler inançlı insanlar tarafından kesinlikle sorgulanamazlar.

Dolayısıyla bir hükümdarın saltanatını sağlamlaştırması için kutsal bir dayanağa ihtiyacı vardır.

Kur’an’da hükümdarların bu emellerine alet edilebilecek tek bir ayet bile yoktur.

O zaman başka dayanaklar bulmak ya da “uydurmak” şart olacaktır.

Bu noktadan itibaren Emevi ve Abbasi dönemlerinde doruğa ulaşan hadis uydurma çabaları devreye girer.

Kendisi de bir hükümdar olan ancak Allah’ın kulu olarak yaşamış ve ölmüş olan Peygamber’i insanüstü gösterme çabaları başlar.

Çünkü Müslümanların asıl örneği O’dur, eğer O kutsallaştırılırsa, insan üstü bir kimliğe sokulursa hükümdarların kutsallığının da önü açılmış olur.   

Peygamberi insanüstü gösterme çabası O’na olan sevgiden kaynaklanmaz. Tam tersine tek amaç O’nu kullanarak irili ufaklı menfaatler elde etmektir.

Bu sayede büyük ölçekte hükümdarlar, küçük ölçekte ise tarikat şeyhleri kendi menfaat çemberlerini kurarlar.

Bu çemberler aklını kullanmayan, işin kolayına kaçmak isteyen Müslüman görünümlü insan sürüleri için cehennem çukurlarından başka bir şey değildir aslında…

Günümüzde bu durumu fazlasıyla yaşıyoruz. Birilerine itaat etmeyi peygambere itaat etmekle eş tutan, bunu da iyi Müslümanlık zanneden bir kitle var. Bu kitlenin o kadar gözü dönmüş ki itaat ettikleri kişilerin pislikleri ortaya döküldükçe bağlılıkları da o ölçüde artıyor.

Halife Ömer’e seni kılıçlarımızla düzeltmeyi biliriz diyenler mi gerçek Müslüman, yoksa “çalıyor ama çalışıyor” diyen zavallılar mı?

Herhangi bir şeyhi ya da parti liderini ölümüne seven, onu sorgulanamaz kutsal varlıklar olarak gören kişiler eğer “mücadile” suresini bir kez açıp okusalardı ne kadar büyük bir yanlışın içinde olduklarını anlarlardı.

Keşke açıp okusalar… Böyle bir surenin varlığından kaç kişinin haberi var acaba?

Mücadile, mücadele eden kadın demektir. Surede bahsedilen bu mücadile, yani hakkı için mücadele eden kadın kiminle tartışıyor dersiniz?

Peygamberimizle!

  1. Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Bir kadın, kocası kendisine haksızlık yaptığı için Peygamberimize gelir ve hakkını aramak için şikayette bulunur. Ancak adamın yaptığı şey Arap geleneklerine göre normal bir durumdur. Bu konuda herhangi bir ayet bulunmadığı için Peygamberimiz mevcut geleneğe göre karar vermek durumunda kalır. Kadın bunun üzerine Peygamberimizle tartışmaya başlar ve durumu Allah’a havale eder.

Söz konusu ayetler de hemen bu tartışmanın üzerine gelir. Devamındaki ayetleri okuyacak olursanız Allah’ın bu kadını haklı bulduğunu ve mevcut geleneği tamamen kaldırdığını, yasakladığını görürsünüz.

İşte İslamiyet böyle bir din.

Bir de şuna dikkat etmenizi isterim. Ayette bahsedilen kişi bir kadın…

Günümüzün cahil bırakılmak istenilen, kimliği olmayan Müslüman kadın profili nerede Peygamberle hakkı için tartışabilen kadın profili nerede?

Sözün özü, bir Müslüman başka bir insana kayıtsız şartsız bağlanacak, onu bir köpek gibi takip edecek son insan olmalıdır.

Lütfen Allah’ın yarattığı kişiler olarak önce kendimize gereken saygıyı gösterelim.

Zira kendisine saygısı olmayan kişinin başkasına bağlılığı önce kendi toplumuna sonra tüm insanlığa zarar verir.

Bu güzelim dini günümüzdeki çarpık haline getiren kişilerin hepsine yazıklar olsun…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz.
Lütfen buraya adınızı yazın.