Farkhunda

0
18

Farkhunda, bir Afgan kadını…

Kabil’de bir caminin önünde muska satan bir adamla tartıştı. İslam’da böyle şeylerin olmadığını söyledi o adama, doğruları anlatmaya çalıştı.

Yüzlerce kişi etrafını sarıp döve döve, başına taşlar atarak katlettiler savunmasız ve yalnız Farkhunda’yı, sonra da ceketlerini üstüne atıp yaktılar…

O yüzlerce kişi bunu yaparken bazılarının dilinden “Allahüekber” sesleri yükseliyordu utanmadan.

Farkhunda bu dünyadaki sınavını en ağır şekilde verdi, canı pahasına cehaletle savaştı ve ödülü de mutlaka verdiği mücadelenin kat be kat fazlasıyla olacaktır.

“Allah yolunda can verenlere ölüler demeyiniz, zira onlar diridirler ve siz bunu anlayamazsınız. Onlar Rab’lerinin katında rızıklanmaktadırlar.”

Allah Al-i İmran suresinde ise “Allah mazlumların intikamını alır” diyor.

Uluslararası forum sitelerinde Müslümanlar konuyla ilgili olarak “Müslümanlıkta böyle şeyler yok”, “bu İslam değil”, “bunu yapanlar Müslüman değil” diye kendilerini yırttılar.

İşe yaramış mıdır sizce? Tabii ki hayır.

Bir İslam ülkesinde, caminin önünde “Allahüekber” sesleri arasında yaşandı bu acı verici olay.

Birisi gözünüzün önünde cinayet işlese sonra size dönüp “aslında ben iyi bir insanım” dese ne kadar inanırsınız?

Afganistan çok mu uzak geliyor size? Biri forumlarda şöyle yazmış: “İyi ki Türkiye’de yaşıyoruz.” Peki sizden biraz hafızanızı yoklamanızı istesem… Madımak desem…

Afganistan coğrafi olarak uzak olabilir ama zihniyet olarak o kadar da uzak değil.

Bu insanlık dışı barbarlığı yapanlar kendilerini Müslüman olarak tanımlıyorlarsa bunda bir terslik yok mu? Peki ama bu terslik nereden kaynaklanıyor?

Bu barbarlar İslam inancının hangi esaslarından hareketle böyle şeyleri yapabiliyorlar? Dayanakları ne?

Durum 1: İslam’da vahşet, cinayet ve haksız yere adam öldürmek yoktur, bunlar haramdır.

Durum 2: Afganistan’da Müslümanlar savunmasız bir kadını linç edip yaktılar.

Birbirine zıt iki durum var yukarıda, ama ikisi de doğru. Birincisinin doğru olduğuna kalben inanıyorum, inanmaktan öte doğru olduğunu biliyorum. Ama ikincisi de yaşanmış, gerçek bir olay.

Bu aşağılık mahluklar gerçek Müslüman değil diyerek işin içinden çıkabilir miyiz?

O kirli ve kokuşmuş ağızlarından “Allahüekber” nidalarını nasıl söküp alacağız peki? Bu aşağılık mahluklar cinayet işlerken “Allahüekber” deme hakkını, cesaretini nereden alıyorlar?

Bu tip bir barbarlığı dinin gereği olarak yapıyorlarsa yeni cinayetler işlemeyeceklerinin garantisi ne? Hem de fırsatını bulurlarsa daha büyük boyutlarda…

Düşünmek, aklı çalıştırmak, bağımsız ve sorumluluk sahibi bireyler olmak bin yıl önce unutuldu İslam coğrafyalarında. Bunların yerine bir “ulu” kişiye bağlanıp zihnen köleleşmek, sorumluluğu atıp kısa yoldan “kurtuluşa ermek” daha kolay göründü.

İslam coğrafyaları Kur’an dışı kural koyan, haram ve helal icat ve ilan eden hokkabazlarla ve kitaplarıyla doldu taştı.

Yönetenler kendini haklı çıkarmak için, tüccarlar mallarını satabilmek için bu hokkabazlara hadis uydurttu.

Önce hadislerle Peygamberi istedikleri gibi konuşturdular, bu da yetmeyince kutsi hadislerle Allah’ı istedikleri gibi konuşturtmaya kalktılar.

Astral seyahatler yapıp kainatın sınırlarını gördüğünü iddia eden esrarkeşler bin yılın alimi diye yutturuldu bu insanlara, saçmalıklarla dolu kitapları şifa niyetine evlerde tutuldu.

Allah Kur’an’da “bölünüp parçalanmayın” diye emir verirken onlarca “hak” mezhep ve her birinin altında yüzlerce tarikat ortaya çıktı. O da yetmedi tarikatların alt kolları türedi.

En önemlisi Allah’ın kitabından uzaklaştık, hokkabazların sözünü Allah’ın sözünün önüne geçirdik.

Ve en sonunda büyük kitleler halinde cahilleştik, sürüleştik.

Kur’an münafıklar hakkında” uyanık olun” diye uyarıda bulunurken bizler her “Allah”, “Peygamber” diyenin peşinden düşünmeden ateşe koştuk. Asıl kötülük yapmak isteyenlerin bizden görüneceğini unutarak.

Aklımız azaldıkça, ağırlığımız arttı ve pislik çamuruna daha da hızla battık.

“Allah akıllarını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.”

İşte gerçek bu, pislik boğazımıza kadar dayandı artık.

Farkhunda bu pislik çukurunun içindeki pırıl pırıl bir elmastı ve Allah O’nu layık olduğu yere çekti.

Allah selamımı sana iletsin Farkhunda, çünkü sen bizden daha dirisin, sen şehitsin.

Seni bir gün bile unutmayacak insanların sayısı o kadar çok ki…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here