Big Vlad bıraktı: Bir devrin sonu

Vladimir Kramnik 29 Ocak 2019 itibariyle profesyonel satranç kariyerini noktaladığını açıkladı.

Haberi ilk öğrendiğimde yaşadığım burukluğu tarif edemem. Nasıl üzülmeyelim ki, bir devrin kapanışına şahitlik ediyoruz…

Bilmeyenler için söyleyeyim, Kramnik on dördüncü dünya satranç şampiyonu. Şampiyonluğu da 2000 yılında Kasparov’un elinden bileğinin hakkıyla almış büyük bir deha…

Boşuna kendisine ”Big Vlad” demiyorlar. Kasparov’u yenerek şampiyon olabilecek kaç kişi var şu koca dünyada.

1886 yılında ilk dünya şampiyonu olan Steinitz’den bu yana sadece on altı dünya şampiyonu gördük. Sayıları o kadar az ki!

Kramnik’in rakiplerinin derin bir oh çektiğine eminim. Son adaylar turnuvasında, favori gösterilen Aronian’ı nasıl darmadağın ettiğine hepimiz şahit olduk. Hatta o galibiyetten sonra “Kramnik tekrar şampiyon olabilir mi” şeklinde ciddi tartışmalar oldu…

Kramnik ile hatırlayacağım en önemli şeylerden biri oyunlarının uzunluğu olacak. Turnuvadaki diğer maçlar çoktan bittiği halde Kramnik’in maçını inatla devam ettirdiğine çok şahit olmuşumdur.

Hatta öyle ki geçen hafta katıldığı son trunuva olan Tata Steel turnuvasında yine kalan son maç Kramnik’in maçı olmuştu. Maçı canlı yayınlayan yorumcu kadın “artık gidip uyumak istiyorum” şeklinde yorgunluğunu ifade etmişti. O sırada Kramnik en ufak bir yorgunluk belirtisi göstermeden tahtanın başında her zamanki ciddiyetiyle hamlelerini hesaplamakla meşguldü.

Kramnik basın açıklamasında bundan sonra çocuklara ve gençlere eğitim vermeye yöneleceğini söyledi. İşin en önemli noktası da burası…

Rus çocuklar artık bir dünya şampiyonunun eğitiminden geçecekler, onun tecrübelerinden azami ölçüde istifade edecekler. Rus satrancının geleceği garanti altına alınıyor diyebiliriz.

Ne büyük bir şans…

Aslında bu duruma bir Rus klasiği de diyebiliriz. Bu klasiğin ilk bölümünü de Alekhine yazmıştı.

Alekhine ilk Rus dünya şampiyonu. Hatta Alekhine’den önce Rusların dünya satrancında şimdiki gibi önemli bir yeri de yok…

Alekhine dünya şampiyonu olduktan sonra kolları sıvıyor ve Sovyetlerin her bir bölgesine satranç okulları kuruyor. Satrancı o kadar sevdiriyor ki bu spor kısa zamanda halk arasında neredeyse bir bağımlılık oluşturuyor.

Bu öyle bir sevgi haline geliyor ki gerisini biliyoruz. Dünya satrancında çok uzun yıllar sürecek olan bir Sovyet hegamonyası…

Aynı duyarlılığı yine bir dünya şampiyonu olan Botwinnik de gösteriyor. Hatta öyle ki Karpov, Kasparov gibi şampiyonlar Botwinnik okulundan yetişiyor.

Kramnik’in de Botwinnik okulundan yetiştiğini ifade edeyim…

Harika bir gelenek, müthiş bir duyarlılık ve sonunda gelen muazzam başarı silsilesi.

Şimdi aynı şeyi Kramnik’in devam ettireceğini biliyoruz.

Rus satrancının geleceği nasıl emin ellerde olmasın ki!

Bu durumdan bizlerin çıkaracağı çok dersler var.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here